Close

19 Ekim 2015

HIV & AIDS Hakkında Bilmeniz Gerekenler…

Human Immunodeficiency Virus ( HIV-1) ile enfekte olan kişilerde gelişen kronik ve bağışıklık sistemini çökerten bir enfeksiyondur.


BULAŞMA YOLLARI

1) Cinsel temas
2) Kan ve kan ürünleri ( iğne batması )
3) Doğum sırasında anneden bebeğe


TANIMLAR

HIV Hastalığı
HIV ile enfekte olan kişide virüsün CD4 hücreleri tabir
edilen T-lenfositlerinin içinde çoğalması ve bağışıklık sistemini zayıflatması

AIDS

CD4 sayısının 200 adet/ml seviyesinin altına düşmesi veya AIDS’e özgü fırsatçı enfeksiyonlardan biri ve birkaçının varlığı olarak tanımlanır.

HIV ile enfekte olan kişilerin yüzde 50 ile 90’ında virüs bulaşmasını takip eden ilk 1 ila 4 hafta içinde ortaya çıkan ve genelde 6 gün-2 hafta arası süren ateş, faranjit, cilt döküntüsü,eklem ve kas ağrıları, baş ağrısı, bulantı gibi soğuk algınlığı/grip benzeri semptomlar ortaya çıkar. Fakat çoğu zaman bu belirtiler dikkate alınmaz veya “grip” diye geçiştirilir. Hastaların neredeyse tamamı hiçbir tedavi görmeseler de iyileşip bu evreyi atlatırlar ve bundan sonra seneler boyunca sürebilecek asemptomatik ( = belirti vermeyen ) HIV enfeksiyonu evresi başlar.


TANI

HIV ile enfekte olan kişilerin çoğunun kanında 4 hafta sonra antikor oluşmuştur ve ELİSA ( + Western blot ) testi pozitiftir. Fakat, hastaların küçük bir yüzdesinde vücudun antikor cevabı 6 aya kadar gecikebilir, dolayısıyla şüpheli bir temastan 6 ay sonra bir kere daha kan tahlili yaptırtmak daha garantili olacaktır.

HASTALIK SEYRİ VE TEDAVİSİ
HIV hastalığının seyri bombalanmış bir köprüye doğru hızla ilerleyen bir trene benzetilir. Burada köprüye olan uzaklık CD4 hücreleri sayısı, trenin hızı da virüs yükü ( viral load) olarak algılanabilir.
Şunu unutmamak lazımdır ki, özellikle son senelerde piyasaya sürülen yeni HIV ilaçları sayesinde HIV enfeksiyonu erken tanı konulup doğru ilaç tedavisi uygulandığında ve hasta da ilaçlarını aksatmadan düzenli kullandığında artık diyabet veya hipertansiyon gibi kronik bir hastalık halini almıştır!
Tedavinin amacı CD4 hücreleri sayısını yükseltirken virüs yükünü mümkün olduğu kadar düşük ( ideal durumda 0 ile 50 kopya/ml ) tutmaktır. Elimizde 1980’li yıllarla karşılaştırıldığında hayal bile edilemeyecek kadar çok ilaç alternatifi bulunmaktadır. Son senelerde kullanımı yaygınlaşan ilaç direnç testleri sayesinde virüsün hangi ilaçlara duyarlı olduğu tespit edilip en baştan en uygun tedaviyi uygulamak artık mümkündür.
Günümüzde HIV tedavisi CD4 sayımı, virüs yükü
(viral load–PCR) ve direnç testi sonuçları baz alınarak düzenlenmekte ve en az üç değişik ilaçtan oluşan kombinasyonlar kullanılarak gayet başarılı sonuçlar elde edilmektedir