Close

23 Ağustos 2016

Anemi (Kansızlık)

Kan insan ağırlığının ortalama yüzde 8’ini oluşturur.Bir erişkinde ortalama 5 litre kan bulunur.Kandaki hücrelerin %99?u eritrositler ( = kırmızı kan hücreleri / alyuvarlar ) . Eritrosite kırmızı rengini veren içindeki hemoglobin adı verilen proteindir. Hemoglobin demir içerir ve oksijenin akciğerlerden dokulara karbondioksitin de dokulardan akciğere geri taşınmasına yarar Bir eritrositin ortalama ömrü 120 gündür.
Erişkin erkeklerde hemoglobin konsantrasyonu 13,5 g / dL veya hematokrit % 41 ve altında, erişkin kadınlarda ise hemoglobin 12 g / dL veya hematokrit % 37?nin altında ise anemi mevcuttur.
Dolaşan eritrositlerdeki azalma hem yetersiz üretime, hem de artmış eritrosit yıkımı ya da kaybına bağlı olabilir.
Aneminin en önemli belirtileri çabuk yorulmak, nabız yüksekliği, çarpıntı, efor sarf edince ortaya çıkan nefessizlik ve üşümedir.Demir eksikliğine bağlı anemide bunların yanına tırnakların kolay kırılması, ağız kenarında çatlak ve yaralar, dilin pürüzsüzleşmesi ve yutma güçlüğü eklenebilirken Vitamin B12 eksikliğine bağlı anemide ise duyu algılamasında değişiklikler, denge bozuklukları, demans ve nöropsikiyatrik bozukluklar ortaya çıkabilir.


Hipoproliferatif (yetersiz üretime bağlı) anemiler

En sık karşılaşılan anemilerdir.Demir eksikliği, kemik iliği hasarı ve azalmış eritropoetin üretimi bu tip anemilere sebep olur.


Demir eksikliği anemisi

Tüm dünyada aneminin en sık görülen şeklidir.Vücuttaki demirin çok büyük bir bölümü hemoglobine bağlı olarak dolaşan kırmızı kan hücrelerinin içinde bulunur. Demir metabolizması dengesi günde ortalama 1 mg demirin emilip kana karışması ve 1 mg demirin kaybıyla dengede tutulur.Yiyecekle aldığımız demir miktarının ancak yüzde 10?u emilir ve bu emilim mide, oniki parmak bağırsağı ve jejunum’un (ince bağırsak) ilk bölümünde gerçekleşir. Kadınların menstruasyon dönemindeki kan kaybı demir metabolizmasını önemli derecede etkiler. Özellikle regl dönemi ağır geçen bayanların normalin 3-4 katı daha fazla demir emilimine ihtiyacı olabilir.Hamilelik ve emzirme de vücudun demir gereksimini normalin 3-5 katına çıkartan durumlardır.Bu gibi durumlarda normal beslenmeyle alınan demir miktarı yetmeyeceğinden demir preparatları kullanmak zorunludur.Demir eksikliğinin belli başlı diğer nedenleri arasında mide-bağırsak sisteminden kan kaybı ( özellikle düzenli aspirin kullanan hastalar arasında ), emilim bozuklukları, kronik hemoglobinüri ve gıda ile yeterli demir alamama gelir.

Kemik iliği hasarı kemik iliği tümörleri, çeşitli ilaçlar, radyasyon, kimyasal maddeler veya virüslere maruz kalma sonucu oluşabilir.
Yetersiz eritropoetin üretimi ise bazı böbrek hastalıkaları, protein açlığı ve hipometabolik durumlarda görülür.Kronik hastalık anemisi sık karşılaşılan bir durumdur.Kronik enfeksiyonlar, enflamatuar hastalıklar ( römatoid artrit v.b. ), kanser ve karaciğer hastalıkları bu aneminin en sık rastlanan sebepleridir.Kronik hastalık anemisinde eritropoeitin üretiminin baskılanması, demirin kullanımının baskılanması ve eritrosit üretiminin baskılanması rol oynar.
Matürasyon bozuklukları hemoglobin sentez bozuklukları ( talasemi, sideroblastik anemi, demir eksikliği v.b. ) hacim olarak küçük eritrosit oluşumuna( = mikrositik anemi), DNA sentezindeki bozukluklar ( vitamin B12 eksikliği, folik asit eksikliği, toksik ilaçlar, miyelodisplazi v.b. ) ise büyük eritrosit oluşumuna ( = makrositik anemi ) yol açar.


Eritrosit yıkımına veya akut kan kaybına bağlı gelişen anemiler

Kan kaybı:Mide-bağırsak sisteminden kanamalar ( gizli kanama olabilir!) ve travma en sık rastlanan sebeplerdir.Genitoüriner kanamalar akla gelen diğer büyük nedenlerden biridir.
Hemoliz ( = eritrositlerin parçalanması ) : Eritrosit bozukluklarına ( orak hücre anemisi, membran bozuklukları, enzim ( G6PD, piruvat kinaz .vb.) eksiklikleri v.b. ) veya ekstrinsik faktörlere ( immünhemolitik sicak veya soğuk antikorlar, mekanik travma, direkt toksik etki, hipersplenizm v.b.) bağlı olarak gelişebilir.